Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
HAYIRLI CUMALAR ARKADAŞIM "" Esselamu aleyküm İdrakiyle müşerref bulunduğumuz mübarek Üç Aylar, nurlu gün ve geceler, peygamberlerin ve müminlerin o günlerde yaşamış olduğu pek çok zahirî ve manevi vakıalar sebebiyle ayrı bir mana ve bereket taşır. Bu gün ve geceler insanların kurtuluşuna ayrı ayrı vesiledirler. Üç Aylar, kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Bu mukaddes ayların manevi değerine Fahr -i Alem s.a.v. şu hadis-i şerifleriyle işaret buyurmu ş lardır : “Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır.” Ve: “ Allahım Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur.” Bu aylar mübarek geceleri de içinde barındırır. Recep ayında Regaib ve Miraç kandili; Şaban ayında Beraat gecesi; Ramazan ayında ise Kadir gecesi bulunur. Recep ayı gerek İslâm’dan önce ve gerekse İslâm’dan sonra mukaddes olarak tanınan bir aydır. İslâm dini gelmeden önce bu aya girer girmez Arap kabileleri arasında harbetmek , baskın ve çapulculuk yasaklanır, herkes bu ayda kendisini emniyet ve selamette hissederdi. İslâm güneşinin doğmasından sonra da ilâhi hikmet ve takdir gereğince bu ay Regaib ve Miraç gibi ilâhi tecellilerle şereflendirildi. Bütün İslâm alemi Ramazan’a bu ayda hazırlanmaya başladı. Recep ayının ilk Cuma gecesine Mevlâ’nın kullarına rahmet ve mağfiretinin, lütuf ve ikramının, sevap ve mükafatının bol bol verildiği gece manasına gelen Regaib gecesi adı verilmiştir. Bu mübarek aylar ve geceler, yaptığımız halde unuttuğumuz günahlarımızın affına sebep olabilir. Böylece alnımız ve kalbimizdeki kara lekelerin silinmesiyle imanımız güçlenir. Bunun için bolca tevbe -istiğfar etmek, oruç tutmak, varsa kaza namazı ve nafile namaz kılmak, Kur’an -ı Kerim okumak, zikir yapmak, zekâtın dışında bolca sadaka vermek, hasta, eş-dost, akraba ziyaretlerinde bulunmak, sohbet meclislerine iştirak etmek, dargınları barıştırmak, üzerimizde bulunan kul haklarını hemen iade ederek helallik almak, haram, mekruh ve şüpheli şeyleri terketmek , mâlâyani şeyleri terketmek için elden gelen bütün gayreti gösterme zamanıdır. Bu aylar beşer fıtratının gereği meydana gelen suç ve günahlardan temizlenme, kurtulma aylarıdır. Evliyaullahtan bazıları bu aylar hakkında çok mühim ifadelerde bulunmuşlardır: “Recep ayı tevbe , Şaban ayı muhabbet, Ramazan da Allah’a yakınlık ayıdır.” “Recep tohum ekme; Şaban sulama; Ramazan da hasat zamanıdır.” Bir mümin için, manevi bir doktorun elinde ve emrinde nefsini islah edip, kalbini tedavi ve ihya edeceği en müsait ayları, günleri, geceleri yaşamaktayız. Tufanı bütün dehşetiyle görüp de Nuh Aleyhisselam’ın gemisine binmek veya binmemek neyi ifade etmiş ise, bugün içinde bulunduğumuz tufanlarından kurtulmamız için bu gün ve geceleri ilâhi bir fırsat bilerek kurtuluşa koşmak da aynı manayı ifade etmektedir. "" Cumanız Mubarek Olsun
Izin en güzel kız alma Benim için bir gül ayarlayın. Kırmızı yumuşak bir taçyaprağı oldu Simgeler, yanan seviyorum! Kolay bir öpücük onları darbe için Ve bir rüya kadar otel oldu Ve onun gözünde gözyaşları ile ağrıyan kalp, Hatta daha sonra uzun bir süre baktım. Saklı gelen soluk Ne güzel bir kız bu. Tan açılma denetim için son Ve kader sadece çok sol ... Ama kolay kız öpücük Gözyaşları çoktan, yıkanıp vardı Ama şimdi, bu öpücük olduğunu biliyorum Gizemli, son Elveda! En güzel kız gül Şimdi, başka bir çocuk yırttınız Daha sonra başka bir adam, alev yendi Aşk, sıcak, küçük kalp; Diğer küçük öpüşme - elini, Ama yine de korumak benim
Sen beni hiç sevmedin ki... Sevseydin,ayrılık yazmazdı bizim kitabımızda Hasretin zamansız pusuda beklemezdi, Öldürmek için beni nefesimi kesen vuruşlara, Sebep olmazdı soğuk,alaylı sözlerin... Sen beni hiç sevmedin ki..sevseydin, Gölgem ağlıyor omzunda,onu görürdün, Odandaki her köşede, Nefes alışlarım var,onu duyardın... Gözyaşlarıma kıyamazdın, Can çekişmelerime dayanamazdın... Cellat olup sevgimin, Boynunu vurmazdın acımadan, Sen beni hiç sevmedin ki... Sevseydin Herşeyi ama herşeyi benimle birlikte, Omuzlardın.... Tutardık mutluluğun saçlarından, Sürüklerdik olduğumuz yere... Sevda şerbetini içerdik, Umuda yolculuk yapardık, Sevgi dolu bulutlara binip... Şimdi şu an,silerdin gözyaşlarımı... Yanımda olurdun hiç düşünmeden... ikiz cocuklarimiza davetiye gönderirdik, nikah şahidimiz olurdu bütün şiirler... beni ayazda bırakmaz, gözlerine misafir eder, gamzelerinde uyuturdun.... ah,şu köşe başını döndüğümde görebilsem seni, ya da şu parkın sırılsıklam olmuş banklarında otururken bulsam.. bilirim sen de seversin yağmuru,aldırmazsın ıslanmağa. bu yüzden şaşırmazdım seni gördüğüme. bir köşe başı daha dönüyordum,yağmur bana eşlik ediyordu. şehrin sokaklarında değil, senin yokluğunda kayboluyordum. nereye gitsem diye düşünmüyordum çünkü sen olmadıktan sonra hiçbir yer farketmiyordu. öylece,amaçsızca dolaşıyordum. oysa her sokağa sevdamızı yazacaktım ben.. taşlara adını kazıyacaktım.. aşkımız tüm engellere karşı koyacaktı.. yıkılmıyacaktık..yıpransak ta antik çağdan kalan bir kale gibi hep ayakta duracaktık.. sen bu aşka hiç inanmadın ki...hiç kendini vermedinki.. sözünde hiç durmadın.. sen beni hiç sevmedinki.. uykusuz kaldiğim geceleri her sabah kalkisimda gözlerimin seni aradiğini nerden bilebilirsinki kalabalik sokaklarda yüzlerce binlerce insan arasinda seni aradiğimi bulamadiğimda enkaz altinda bir yıkım yaşadığımı nerden bileceksinki. sevseydin birakip gidermiydin ulu orta yalnızlığa mahkum edermiydin. yüreğimi önüne koymustum hayat terazisinde tartmalıydın herşeyi gözlerin beni delip geçerken sesini dinlediğimde en güzel melodi olduğunu bildiğin halde.. birakip gittin sen beni hiç sevmedin. sen beni hiç sevmedinki.. sevseydın ayrılık girmezdi aramiza.. islanmazdi yürek cebimiz gözyaslarimizla.. takilmazdik engellere durmazdik son duraklarda.. çökmezdi karanlik üzerimize küsmezdi günes bize. rüzgarlar ucurup götürmezdi hayallerimizi , satmazdik düslerimizi üc bes kurusa.. anlamsizliklar yüklemezdik sirtimiza,ağlamakli cümleler ucurmazdik kuş kanatlarında.. kadere yek atmaz düşeşle mars olmazdik. satirlara bosluklar birakmaz sonuna ! isaretini oturtmazdik .. ayak üstü lokanta olmazdik gelen gidene sevgi dilenmezdik sağdan soldan. köşe bucak kacmazdik gölgemizden ama sen beni hic sevmedinki .. ayrılık girdi aramiza..